Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
bale
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü

Örnek:

1. Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz.

1. Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz.


Lisan : Fransızca ballet

balerin
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bale yapan bayan sanatçı

Örnek:

1. Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var.

1. Büyük balerinler gibi tülden, kısa bir fistanı var.


Lisan : Fransızca ballerine

balerinlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balerin olma durumu

2. Balerinin işi


balet
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bale yapan erkek sanatçı


Lisan : Fransızca ballete

baletlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balet olma durumu


balgam

İlgili Kelimeler:

balgam taşı, tuzlu balgam

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde

Örnek:

1. Yolda giderken balgamını herkesin geçtiği yola atmayı çok doğal sayanı neden seveyim?

1. Yolda giderken balgamını herkesin geçtiği yola atmayı çok doğal sayanı neden seveyim?


Lisan : Arapça balġam

balgam taşı
Anlamı:

1. isim , isim , mineraloji , mineraloji , isim , isim , mineraloji , mineraloji , Damarlı ve yarı saydam bir Kadıköy taşı türü, Hacıbektaş taşı, mühresenk, oniks

Örnek:

1. Ak gözleri iki yuvarlak balgam taşı gibi fırıl fırıl dönüyordu.

1. Ak gözleri iki yuvarlak balgam taşı gibi fırıl fırıl dönüyordu.


balgamlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Balgamı olan

Örnek:

1. Balgamlı öksürük.

1. Balgamlı öksürük.


balgamsı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Balgamı andıran, balgama benzeyen, balgam gibi


balgamsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Balgamı olmayan


balgamsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balgamsız olma durumu


balgümeci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bal peteğini andıran bir dikiş büzgüsü türü


Telaffuz : ba'lgümeci

balhane
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bal süzme ve paketleme işlemlerinin yapıldığı yer


Lisan : Türkçe bal + Farsça ḫāne

Telaffuz : balha:ne

balı dibinden, yağı yüzünden
Anlamı:

1. `herkesin veya her şeyin kendisine özgü bir özelliği vardır` anlamında kullanılan bir söz


balı olan bal yemez mi?
Anlamı:

1. `bir kimsenin elinde başkasına verilecek veya satılacak bir şey bulunması, ondan kendisinin de yararlanmasına engel değildir` anlamında kullanılan bir söz


balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer
Anlamı:

1. `güzel bir şey, onu isteyen ve elde edecek gibi görünenin değil kısmeti olanın eline geçer` anlamında kullanılan bir söz


baliğ

İlgili Kelimeler:

akil baliğ

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Ergen


Lisan : Arapça bāliġ

Telaffuz : ba:liğ

baliğ olmak
Anlamı:

1. ergenleşmek

2. ulaşmak, erişmek

Örnek:

1. Borç beş yüz bine baliğ oldu.

1. Borç beş yüz bine baliğ oldu.


balığa çıkmak
Anlamı:

1. -den , -den , -den , -den , balık avlamaya gitmek

Örnek:

1. Bizim balıkçı Süleyman da bir gece balığa çıkmış. Bir sürü balık takılmış ağına.

1. Bizim balıkçı Süleyman da bir gece balığa çıkmış. Bir sürü balık takılmış ağına.


balık

İlgili Kelimeler:

balık adam, balık bilimi, balık çorbası, balıketi, balık eti, balıkgözü, balıkhane, balık istifi, balık kartalı, balıknefesi, balık otu, balık pazarı, balıksırtı, balık sütü, balık tabağı, balık tutkalı, balık unu, balık yağı, balık yemi, balık yumurtası, acı balık, akbalık, alabalık, antenli balık, bıyıklı balık, dikenli balık, kalaybalık, karabalık, sarıbalık, topbaş balık, zırhlı balık, ada balığı, akya balığı, amber balığı, atbalığı, ateş balığı, ay balığı, ayı balığı, balon balığı, berber balığı, cennet balığı, çaça balığı, çarpan balığı, çupra balığı, dil balığı, domuz balığı, dülger balığı, engel balığı, fener balığı, fıçı balığı, flandra balığı, fulya balığı, gölge balığı, gümüş balığı, gün balığı, Güneybalığı, inci balığı, Japon balığı, kadırga balığı, kâğıt balığı, kalkan balığı, kamer balığı, kaya balığı, kayış balığı, kedi balığı, keler balığı, kemane balığı, kılıç balığı, kırlangıç balığı, kiliz balığı, kolan balığı, köpek balığı, kum balığı, kurbağa balığı, kurdele balığı, lodos balığı, marangoz balığı, maymun balığı, mercan balığı, mersin balığı, mürekkep balığı, nisanbalığı, olta balığı, öküz balığı, ördek balığı, pamuk balığı, papaz balığı, pervane balığı, peygamber balığı, pisi balığı, saban balığı, sabun balığı, sandık balığı, somon balığı, şerit balığı, taş balığı, tavuk balığı, testere balığı, ton balığı, torpil balığı, turna balığı, turşu balığı, tütün balığı, uyuşturan balığı, üzgün balığı, yapışkan balığı, yaygı balığı, yayın balığı, yelken balığı, yılan balığı, kemikli balıklar, yassı balıklar, köpek balıkları, mersin balıkları

Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı

Örnek:

1. Balıklara yem attık, suyun içi birbirine karıştı.

1. Balıklara yem attık, suyun içi birbirine karıştı.


Balık
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı


Özel: Evet

Telaffuz : balığı

balık adam
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dalgıç


balık adamlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dalgıçlık

Örnek:

1. Balık adamlıkta yirmi yıllık tecrübesine, ustalık ve alışkanlığına rağmen bir tuhaf heyecan duyuyordu.

1. Balık adamlıkta yirmi yıllık tecrübesine, ustalık ve alışkanlığına rağmen bir tuhaf heyecan duyuyordu.


balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir
Anlamı:

1. `insan, tedbirsizliği yüzünden bir felakete uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür` anlamında kullanılan bir söz


balık baştan avlanır
Anlamı:

1. `bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri elde etmek gerekir` anlamında kullanılan bir söz